kendimden; kendi ürettiğim bahanelerden.
sıcaktan bunaldım.
tüm enerjimi çekip almasından yoruldum.
yeni durumuma alışmaya çalışırken bkz.intörn olmak, sadece kendini düşünen insanlarla hayatıma devam edecek olma gerçeğinden korktum.
isteksizim hedeflerimi gerçekleştirmede.
durasım var sadece yatasım, mayışmış bir şekilde yatakta; yok kitap falan da okuyasım. tam hızımı almışken en hevesli yerinde, yarım bırakılmış bekletmekteyim romanı.
tüm bunların bahane olduğunu bilip de yine kendime kzıyorum.
tatilsizlikten hep bunlar...ama maşallah bi yerimde de oturmadım, böyle dediğime bakmayın. Çat eski dostlar buluşuyoruz hoop Çeşmedeyim. yok sevdiğimi özledim, bu geceyi ona ayıralım.
araya ing. kursu sıkıştırmayı ihmal etmedim. dedim İstanbul'daki günlerini hatırla, ne kadar sıkışık o kadar işi bitmiş say.
sonra okul arkadaşımız, ardından sürekli seslerini duyduğum üst komşumun vefat haberi beni kendimden geçirdi.
vay efendim, dünya boş, sevdiklerimize, kendimize zaman ayıralım falan. hayır sanki başkası zorladı beni burada olmaya. kendin istedin kızım, gerektirdileri neyse ya pa cak sın!
neyse araya hasta iletişimi girer çoğu zaman, bi kendine gelirsin falan dersin ki tamam az kaldı bak olacak; "hemşire değilim dr.um ben" cümlesini de eksik etmeden.
tatil yapamamıştık ya hani, hazır havalar da sıcakken gidelim bari denize iki yüzer geliriz, deriz ama ne mümkün bunu da bir kenara atalım diyebilmek,benim aklımdan yine çıkmıyor ki, eve vardığımdan beri "bir daha ne zaman gidebiliriz" planları...daha büyük ve uzun seyahatlerden bahsetmiyorum bile, yoksa küçük çaplı bi depresyon sebebi!
tarihi unutmayalım; evet ilk ing. sınavına 15 gün kalmış, kelimelere baksak yetermiş, hangi biri ne kadar akılda kalıyorsa...
aa tarih demişken 15ini geçirmişiz, ilk maaş avuntumuzu da alıp sevindik mi, bizden mutlusu yok...
tabii onun da gideri belli ya neyse...reel yaşama dönüyoruz mecburen.
aslında olacak belli, sanki ilk kez yaşıyormuşum gibi bu zorunlulukları can sıkmaya gerek yok. kursa gidilecek, aralarda çalışılacak, minimum sosyal hayat maksimum özveri.
Bu kadar basit!
Bu Blogda Ara
hayatımız sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatımız sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Ağustos 2014 Cumartesi
Bıktım
Etiketler:
bunaltı,
çeşme,
hayatımız sınav,
hekim olmak,
ilk maaş,
ingilizce,
intörn,
sıcak,
tatil
5 Ocak 2014 Pazar
Geç kalmış dilekler
Yeni yıl coşkusu uyanırken içimde tarih aralık ayını gösteriyordu. Yine yeni zorlu bir staja daha başlıyorduk. Biraz olsun uzaklaştım olan bitenden, ne kadar olabilirse. Nihayet bitebildi; geçtim diyebilmenin güzelliğiyle. Sonra bir başkası başladı, hafiflemiştim, derken yine sınav vakti geldi çattı günlerden 31 Aralık'tı. Nöbet arası kısacık görüşebileceğimiz sevdiğimi bulmuşken dışarıda güzel müzik eşliğinde bir yemek yiyelim dedik. Meğer bir düğün yerine gitmişiz bilmeden, fiyasko! Birbirimize sesimizi duyurmaya çalışırken girmişiz yeni yıla, tüm yorgunluklarımızı atamadan ama Leyla Leyla :) .
Hal böyle olunca dileklerimi bir bir yazmak bugüne kaldı. Tutup da kuş kondurmayacağım elbet ama yazarsam daha bir gerçek olacak sanki kafamdakiler yoksa uçup gidecekler...
Her şeyin başı sağlıkla,
Evimdeki huzurun eksik olmadığı,
Güzel anlarımıza nazarların değmediği :)
Umutlarımı yitirmediğim,
Hayallerimin yıkılmadığı,
Bol kitaplı, filmli, konserli, gezmeli,
Kendime yakışan uzmanlığa karar verebildiğim,
Bol sürprizli,
Üzerimdeki ataletten çabucak sıyrılabildiğim,
Sevdiğimin nöbet listesinin bana da uyabildiği,
Yazmaya daha çok vakit ayırabildiğim,
Mesleki beceri,deneyim ve başarılarımın arttığı bir yıl olsun. Ayrıca ülkemde olan bitenleri görüp de uyanmayan insan kalmasın, güzel günler görmemiz için çok geç olmasın!
Etiketler:
başarı,
güzellik,
hayatımız sınav,
sağlık olsun,
staj halleri,
umut,
yeni yıl
1 Ocak 2014 Çarşamba
Dönmek üzere...
Bir uğradım, şimdi gitmek zorundayım, en kısa zamanda döneceğim buraya, şu kemiklerin işini bitireyim de :)
Yılbaşında şöyle kulaklarımızın pasını silen fasıl havası yaşayamadığımızdan olsa gerek aklıma düşeni dinleyelim bu sırada.
22 Kasım 2013 Cuma
Candancığım
Mevsimlerden yazmış; sanırım özledim daha kış gelmeden. Üç kızız, biri flu, biri Selenimo! Biraz gerginim çünkü hiç ummadığım bir şeyden sınav olacakmışım. İstedikleri bir hint müziği, üstelik ben onun bir başka versiyonu olan Candancığımın şarkısını söylemeye hazırlanmışım sınav olacağımı bilmeden. Selenimo güzelce söyleyip kurtulurken benim içimden yaptığım provada sesim bir incelip bir kalınlaşıyor, olacak iş değil! Odada da bizi dinleyecek, gözleyecek insan A.E.D. Neyse ki kendisi kayboluyor ve bana sıra gelmeden bu rüya da burada bitiyor :) .
Candancığım yine çok sevdiğim şarkılarıyla dolu albümünün ilk klibini yayınlamış, rüyamın üstüne iyi denk geldi; işte burada .
23 Eylül 2013 Pazartesi
Geçen cuma
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil!" sözüyle andım ve daha iyi anladım Samuel Beckett'i...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)